Uygulamalarda Tanışmanın Anatomisi

Tanışmak insanların iletişim kurması için başlangıçtan beri olan bir eylem. İnsan yalnız başına var olamaz. Mutlaka bir iletişim, etkileşim içerisinde olmalı. Bugün iki kişinin arasındaki tanışma dinamiklerine bakacağız.

Tanışırken rastgele veya kendimize uygun insanları seçeriz. Bir gruptayken konuşma şekline, çıkarlarımıza veya vücut diline göre çıkarım yaparak tanışırız. Yüz yüze tanışırken 7 saniye kuralı olduğunu söylerler. Bu 7 saniyede birinin, nasıl biri olduğunu az çok anlarız yani. Çevrimiçi uygulamalarda fotoğraflardan analiz yapar, kişinin kendi hakkında yazdığı yazıları okur, özelliklerine bakarak seçim yaparız. O yüzden seçilen fotoğrafların kişiliğinizi yansıtması çok önemlidir. Yazılan yazılar da keza bir o kadar önem taşır. Yazılar, kendi zihin yapımızı yansıtan kapılardır. Fotoğraflarda kendin olmak, başkasının fotoğrafını kullanmamak, kedi-köpek- doğa fotoğrafı koymamak önemlidir çünkü insanlar olarak oraya herkes nasıl güvenip de kendi fotoğraflarını koyuyorsa, onlara saygı duyup aynı şekilde karşılık vermesi gerektiğini düşünüyorum. Evlileri veya işi yüzünden fotoğraf koyamayanları saygılı bulmuyorum ben. Aynı şekilde namaz kılar gibi sağa sola bakarak, güneş gözlüğü ile, 2 kilometre uzaktan fotoğrafı olanları yani yüzü net görünmeyen insanları da sevmiyorum. Oradaki olay, kimin neye benzediğini görmek ve bu kişilerin yüzleri maalesef görünmüyor. İnfo/hakkında kısmı da kendinizi açıklayabileceğiniz alanlar olarak tüm çevirimiçi platformlarda bulunmakta. Kendinizi düzgünce ifade edebilir, ne istediğinizi/istemediğiniz açıklayabilir, hobilerden bahsedebilir, fotoğraflarda gözükmeyen özelliklerinizi sergileyebilirsiniz ama ülkede nedense info/hakkında kısmı çok okunmuyor veya doldurulmuyor. Halbuki fotoğraflar yüzünden “seçilmezken” info kısmında verdiğiniz bilgiler sizi “seçilebilen” kılabilir.

Diyelim biriyle eşleştiniz ve yazışmaya başladınız. İlk konular genelde bellidir: “nasılsın, nerede yaşıyorsun, işin ne, hobilerin ne” en popüler ilk sorulardan. Daha sonra da uygulamadaki amacı sormak gerektiğine inanıyorum. Bu iki kişinin zaman kaybetmemesi için önemlidir. Eğer bir taraf ciddi ilişki ararken diğeri aramıyorsa o konuşmayı ilerletmenin bir anlamı yok. Tabii her zaman insanlar ne aradığını, istediğini bilmiyor olabilir; bu durumda da açık yüreklilik ile bunu dile getirmek önemlidir.

Yazışma iyi geçtikten sonra tanışma sebepleri ortaksa o zaman yüz yüze tanışma vakti! Ülkede kimileri bu konuda -haklı olarak- çok çekingen. Daha uzun bir yazışma süresinden sonra veya yanında bir arkadaşı ile tanışmayı doğru buluyor. Kimileri de benim gibi yazışmaktan hoşlanmıyor ve direkt tanışmayı uygun buluyor. Tanışma günü geldiğinde gergin veya heyecanlı olabiliriz. Önce sırayla insanlar kendilerini tanıtır, arada detaylandırıcı sorular sorulur. Yüzeysel konuların yanında hayat görüşlerinden bahsedebilir, kişilerin ilgi alanları doğrultusunda sohbet şekillenir. Okunan kitaplar, izlenen dizi/filmler, dünya görüşü, hayaller, korkular vesaire. Sohbet akar veya akmaz, o sırada karşıdaki size uygun mu, değil mi anlarsınız zaten. Buraya kadar her şey güzel de yalan bunun neresinde? Açıkçası her yerinde! Oturunca insanlar kendi hakkında yalan atmaya veya abartmaya çok meraklı. Eğer dürüst biriyseniz pek yalan atmaz, aklınıza geleni söylersiniz fakat arkadaş, ben kimle otursam ilk başta 10 numarayken daha sonra söylediklerinin tam tersi biri çıkıyorlar. E o zaman tanışmadan anlamı ne? Madem yalan atacaksın neden tanışıyoruz? Çünkü insan kötü huylarını kapatıyor, gizliyor ve karşıdakini korkutmak istemiyor. O yüzden söylenen sözler değil aslolan eylemlerin kendisidir. Kişi, zamanla kendini gösterir. Ben artık tanışmaları ciddiye almıyorum. Herkese tanışıp, konuşabilirim evet fakat insanların asıl yüzleri zamanla ortaya çıkıyor. Lovebombing, gaslighting, ghosting hepsi tanıştıktan sonra yaşanıyor.

Doğru soruları seçmek, dinleme-konuşma oranı, beden dili, eleştiri-tavsiye verme dengesi hepsi tanışma dinamiklerini etkiler. Kendin olmak her zaman önemlidir. Açık görüşlü olmak, önyargı yapmamak iletişimi ilerletir. Yine de tehlikeye karşı hep gözü açık olmak, sinyalleri doğru okumak gerekir. Bu ülkede kadın cinayetleri var, psikopat ve sosyopatlar var. Bu insanların hal ve hareketlerini anlamak, toksiklerden uzak durmak gerekir. Tanışacağız diye de bok yoluna gitmediğin anlamı yok.

Dilerim hep iyi insanlarla karşılaşırsınız.

 

Visited 31 times, 1 visit(s) today