Günümüz ilişkilerinin genel problemlerinden birinde sıra. Gosting kelime anlamı olarak “hayalet olma, bir anda ortadan kaybolma” hali. Yapan değil de yapılan taraf bu durumdan oldukça mutsuz. Peki bunu yapan neden yapıyor, yapılan ne hissediyor ve…
Posts Published by Duygu
Baba Yorgun
Baba Yorgun Kim yorgun değil ki? Yine de bakalım insanı neler yoruyor? Fiziksel yorgunluk dediğimiz şey genelde ağır iş gücü nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Kronikleşen ağrılarımız mesela, uzun çalışma saatleri ve sağlıksız koşullar sonrasında yaşanıyor....
At sahibine göre kişner
At sahibine göre kişner Bebeklik döneminde ayna nöronlar sayesinde ebeveynleri taklit etmeye başlarız. Davranışsal öğrenme sayesinde de bu hareketler pekişir. Bebek bir şeyin iyi mi kötü mü olduğuna veya neye nasıl tepki vereceğini bilmediğinde, ebeveynlerin...
Seks hakkında…
Seks hakkında... Her konudan konuştuğumuza göre seksle ilgili de konuşalım. Bu konu oldukça bireysel olmasına rağmen bazı nüanslar içeriyor. Öncelikle ilgi çekici bir partner lazım: Gün geçtikçe seksin normalleşmesi ile birlikte herkes herkesle yatar oldu....
İlk Buluşma
İlk Buluşma Evet konumuz ilk buluşma. Bu etkinliğin 2 adet ruh hali var; heyecan verici olanı ve olmayanı. Gelin önce heyecan vericiye bakalım. Eğer biri ilginizi gerçekten çektiyse içiniz kıpır kıpır olur. Ona göre duş...
Mesajıma neden cevap vermiyorsun?
Her gün, herkes birbirine yürüyor. Bunların çoğu da çevrimiçi gerçekleşiyor. Sosyal medyada kadın profilleri oldukça talep görüyor. Arkadaşlık profiline sadece elma koysalar bile, erkek profilleri bakmadan "like attığı" için fazla sayıda beğeni alıyor. Bu programlarda...
Kadınlar nasıl erkek istiyor? (Bir erillik meselesi)
"Dünya bir toz bulutuydu" kadar eskiye gitmeden 90'lara dönüş yapıyoruz. Fantazi arabesk furyası hakim. Kadın düşmanlığı had safhada. "Sek erkek" deyimi falan var. Vurdu mu oturtan, sevdiğini ölümüne kıskanan, kıyafete karışan, sözünden dönmeyen, az-öz konuşan,...
Bu dönemin eseri de böyle olsun
Bu dönemin eseri de böyle olsun 2+ senedir yazı yazmıyorum. Yazmadıkça birikiyor zaman. Yeniden üretmek için edebiyat perilerini bekledikçe bir türlü gelmediler. Acaba tarih boyunca yaşanan "yazar tıkanıklıkları" da böyle mi yaşanıyor? Sanki bana Dostoyevski......